Uzun boylu arkadaşlar

Hulk..

2020.10.19 10:38 ruczillaV2 Hulk..

Merhaba arkadaşlar. Benim adım Hulkcan Hulkoğlu. evet, yanlış duymadınız. Adımdan da anlaşılacağı gibi ben bir Hulk hayranıyım. Hatta öyle bir hayranım ki TC kimliğimdeki fotoğrafımı koymam gereken yerde benim resmim yerine Hulk'ın resmi var. İnsanlar bu hayranlığım konusunda benimle dalga geçiyorlar çünkü onların dediğine göre Hulk hayali bir karaktermiş. Ben onlara Hulk'ın gerçek olduğunu savunduğumda ise yıkık birisi olduğumu söyleyip hayat edinmem için bana anime ve hentai denilen şeylerin önerilerinde bulunuyorlar.
Ama animeler de halk tarafından yıkıklık sembolü olarak görülüyor. Neyse ki o kadar yıkık biri değilim.
Her neyse işte geçen gün yine Hulk gerçek değil tartışması yaparken karşımdaki kişi bana "ONUN YEŞİL ANASINI SİKEYİM HULK GERÇEK DEĞİL İŞTE ANLA ŞUNU MAL!" diye bağırınca beynime resmen kan sıçradı. Benim anneme sövebilirdi ama Hulk'ın annesine asla sövemezdi! Çocuğa sağdan okkalı bir tane yumruk geçirip yere yığdıktan sonra onu iyice bayıltana kadar üstünde tepindim. Çünkü Hulk hayranı olmak onun gibi dövüşmek anlamına geliyordu. Anti piç kurusunu hallettikden sonra evime doğru gitmeye başladım. Bu sefer farklılık olsun diye ıssız bir ara sokaktan geçerken ufak bir alanda duran karaltı bana seslendi. İlk başta ona cevap vermeyip geçerken bana "İstediğin kişi ile tanışmak istiyor musun?" dediğinde durdum ve karaltıya doğru yavaş adımlarla yürümeye başladım. Karaltının olduğu yere geldiğimde ise beyaz uzun saçlı, orta boylu, yaşlı ve pofidik yüzlü bir kadının olduğunu gördüm. Ben daha cevap vermeden kadın yeniden konuştu "Eğer bunu gerçekten istiyorsan sana bir şey verebilirim." "Abla peki bunun karşılığı olmayacak, değil mi?" Kadın gevrek gevrek güldü. "Ah elbette bir karşılığı olacak bunun." "Pekii... Ne istiyorsun?" Kadın biraz düşündükten sonra cevapladı. "8 GB'lık bir 'ödev' klasörü. Eğer bana 8GB'lık bir odev klasörü verirsen bende sana-" "Al." Cebimden çıkardığım USB'yi kadına verdim. "Burada tam olarak istediğin ödev klasörü var." Kadın hızla elimden USB'yi alıp bana kırmızımsı suyla dolu bir şişe verdi. Eğer bunun içindeki sıvıyı içersem uyuduğum zaman istediğim kişiyle tanışabilirmişim. Kadına teşekkür ederek oradan ayrıldım. Evime geldiğimde ise maskeyi yere atıp elimi yüzümü yıkamadan şişeyi fondipleyip yatağıma yattım ve uyumak için kendimi zorladım. En sonunda uyumuş olmalıyım ki hiç gitmediğim bir mekanın koltuğunda oturuyordum. Ayağa kalkıp önümde kapısı açık olan odaya girdiğimde ise gözlerime inanamadım.
Hulk tam karşımda duruyordu!
"Hulk-Senpai!" Bunu haykırarak dediğim için önce garip garip baktı ama sonra düzeldi. Ona sıkı sıkı sarıldım. "Senin gerçek olduğunu biliyordum!" O bana cevap vermeden tepkisizce duruyordu. Neden böyle yapıyordu? Onu korkutmuş muydum? Ya da onun nefretini mi kazanmıştım? Lütfen öyle bir şey olmasın. Bu düşünceler aklıma geldikçe ağlayacak gibi oluyordum. Ağlama isteğim biraz da olsa hafifleyince ona o kritik soruyu sordum. "Sen cidden gerçek misin?" Hulk bana baktı, gülümsedi ve sakin bir sesle o kritik sorunun cevabını verdi:
"Amına kodumun çocuğu gerizekalı amcık sence ben gerçek olabilir miyim?"
submitted by ruczillaV2 to KGBTR [link] [comments]


2020.10.19 10:02 ZeytranZiztasion Bir Hulk Hayranının Gözyaşları

Merhaba arkadaşlar. Benim adım Hulkcan Hulkoğlu. evet, yanlış duymadınız. Adımdan da anlaşılacağı gibi ben bir Hulk hayranıyım. Hatta öyle bir hayranım ki TC kimliğimdeki fotoğrafımı koymam gereken yerde benim resmim yerine Hulk'ın resmi var. İnsanlar bu hayranlığım konusunda benimle dalga geçiyorlar çünkü onların dediğine göre Hulk hayali bir karaktermiş. Ben onlara Hulk'ın gerçek olduğunu savunduğumda ise yıkık birisi olduğumu söyleyip hayat edinmem için bana anime ve hentai denilen şeylerin önerilerinde bulunuyorlar.
Ama animeler de halk tarafından yıkıklık sembolü olarak görülüyor. Neyse ki o kadar yıkık biri değilim.
Her neyse işte geçen gün yine Hulk gerçek değil tartışması yaparken karşımdaki kişi bana "ONUN YEŞİL ANASINI SİKEYİM HULK GERÇEK DEĞİL İŞTE ANLA ŞUNU MAL!" diye bağırınca beynime resmen kan sıçradı. Benim anneme sövebilirdi ama Hulk'ın annesine asla sövemezdi! Çocuğa sağdan okkalı bir tane yumruk geçirip yere yığdıktan sonra onu iyice bayıltana kadar üstünde tepindim. Çünkü Hulk hayranı olmak onun gibi dövüşmek anlamına geliyordu. Anti piç kurusunu hallettikden sonra evime doğru gitmeye başladım. Bu sefer farklılık olsun diye ıssız bir ara sokaktan geçerken ufak bir alanda duran karaltı bana seslendi. İlk başta ona cevap vermeyip geçerken bana "İstediğin kişi ile tanışmak istiyor musun?" dediğinde durdum ve karaltıya doğru yavaş adımlarla yürümeye başladım. Karaltının olduğu yere geldiğimde ise beyaz uzun saçlı, orta boylu, yaşlı ve pofidik yüzlü bir kadının olduğunu gördüm. Ben daha cevap vermeden kadın yeniden konuştu "Eğer bunu gerçekten istiyorsan sana bir şey verebilirim." "Abla peki bunun karşılığı olmayacak, değil mi?" Kadın gevrek gevrek güldü. "Ah elbette bir karşılığı olacak bunun." "Pekii... Ne istiyorsun?" Kadın biraz düşündükten sonra cevapladı. "8 GB'lık bir 'ödev' klasörü. Eğer bana 8GB'lık bir odev klasörü verirsen bende sana-" "Al." Cebimden çıkardığım USB'yi kadına verdim. "Burada tam olarak istediğin ödev klasörü var." Kadın hızla elimden USB'yi alıp bana kırmızımsı suyla dolu bir şişe verdi. Eğer bunun içindeki sıvıyı içersem uyuduğum zaman istediğim kişiyle tanışabilirmişim. Kadına teşekkür ederek oradan ayrıldım. Evime geldiğimde ise maskeyi yere atıp elimi yüzümü yıkamadan şişeyi fondipleyip yatağıma yattım ve uyumak için kendimi zorladım. En sonunda uyumuş olmalıyım ki hiç gitmediğim bir mekanın koltuğunda oturuyordum. Ayağa kalkıp önümde kapısı açık olan odaya girdiğimde ise gözlerime inanamadım.
Hulk tam karşımda duruyordu!
"Hulk-Senpai!" Bunu haykırarak dediğim için önce garip garip baktı ama sonra düzeldi. Ona sıkı sıkı sarıldım. "Senin gerçek olduğunu biliyordum!" O bana cevap vermeden tepkisizce duruyordu. Neden böyle yapıyordu? Onu korkutmuş muydum? Ya da onun nefretini mi kazanmıştım? Lütfen öyle bir şey olmasın. Bu düşünceler aklıma geldikçe ağlayacak gibi oluyordum. Ağlama isteğim biraz da olsa hafifleyince ona o kritik soruyu sordum. "Sen cidden gerçek misin?" Hulk bana baktı, gülümsedi ve sakin bir sesle o kritik sorunun cevabını verdi:
"Amına kodumun çocuğu gerizekalı amcık sence ben gerçek olabilir miyim?"
submitted by ZeytranZiztasion to kopyamakarna [link] [comments]


2020.10.08 12:07 Pawz0brr Gereksiz yere Berat Albayrak'a yüklenmek.

Evet arkadaşlar dolar an itibarı ile neredeyse 8 türk lirası oldu. Başkanlık seçiminden önce başkan olursa tüm uyarılara rağmen faizle uğraşacağını söyleyen kişi bizim mahalledeki uzun boylu abi. Diyanetin bütcesinin arttırılması gerektiğini söyleyen yine aynı abi. Ekonomi bakanı olarak Berat Albayrak'ı görmek isteyen yine aynı abi. O halde ekonominin bu halde olmasının sorumlusu uzun abi mi yoksa piyonu Berat Albayrak mı?
submitted by Pawz0brr to KGBTR [link] [comments]


2020.07.17 17:04 eiselemon9 EVET BU KONU HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ARKADAŞLAR ? MOZAMBİKTEKİ FLORASAN PARTİSİ. BİZİM MAHALLEDEKİ UZUN BOYLU ABİDEN BAHSEDİYORUM. TURBOLANMAYALIM. TURBO BENİ DİNLEDİĞİNİ BİLİYORUM.

EVET BU KONU HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ARKADAŞLAR ? MOZAMBİKTEKİ FLORASAN PARTİSİ. BİZİM MAHALLEDEKİ UZUN BOYLU ABİDEN BAHSEDİYORUM. TURBOLANMAYALIM. TURBO BENİ DİNLEDİĞİNİ BİLİYORUM. submitted by eiselemon9 to KGBTR [link] [comments]


2020.06.11 16:25 PUSSY_EXTERMINATE Olm geçende öyle bir am sikmişim ki anlatamam lan

Olm geçende toplandık arkadaşlar içmeye gidecez cihangirde ama istiklalde kadın bir polis bizi ara sokakta köşeye sıkıştırdı ve kimlik istedi, gösterince de 18 yaşının altında olduğumuz ve amsterdam 50cc içtiğimiz için hapse atacağını söyledi. Biz de lütfen polis hanım ne istersen yaparız diye yalvardık. Kadın da ne istersem mi hmmm diye düşündü. Ondan sonra uzun boylu yakışıklı olanınız (yani ben) beni siksin dedi. Baktım götler dolgun, memeler üniformadan fışkırıyor, yüzü de tatlı, eyvallah polis hanım diyerek domalttım. İleri geri ileri geri yaparak kadını sike sike cihangire kadar sürükledim, bazen yorulunca arkadaşlar arasında değiştik. Ondan sonra tabi eski sevgilimi cihangirde poker oynarken yakaladık bizi polis hanımla after-sex alemi yaparken görünce ağlayıp mekandan koşarak kaçtı. Biz de videosunu çekip Reddit'e yükledik ve 120 bin upvote geldi. Bu da böyle bir hikayemdir.
submitted by PUSSY_EXTERMINATE to kopyamakarna [link] [comments]


2020.05.31 20:43 itinbiri Güzellik Uykusu - Bölüm 1

2012'de daha çocukken geldim bu şehre. Maddi dururmumuz gereği güzel bi mahallede değildik. Yeni okul, yeni arkadaşlar, yeni çevre falan endişe yerine tatlı bi heyecan yaratmıştı bende. (Yeni başlangıçlar yapmak her zaman hoşuma gitmiştir.) Okul yolunu 2 günde ezberlemiştim ve okulların açılmasına birkaç hafta kalmıştı. Yaz yavaş yavaş sönüyor, yerini hafif rüzgarlı ve tatlı bir yağmura bırakıyordu.
Yağmurla aramdaki ilişkiyi hep platonik bir aşka benzetirdim. Ben yağmuru çok severdim ama ne zaman başıma kötü bir şey gelse, hava yağmurlu oluyordu.
Okullar açılıncaya kadar evde hapis gibiydim. Şehri bilmiyordum, hiç arkadaşım yoktu ve yapacak bir şey de yoktu. Günler, yeni emeklemeyi öğrenmiş bir bebeğin hızında akıp gitti ve sonunda okullar açıldı.
İlk gün her zaman zor olmuştur. Sonuçta orada kurulu bir düzen var, ve sen bu düzene alışmaya çalışıyorsun. Hiç tanımadığım 17 çocuğun arasında buldum kendimi. Sabah tören vardı ve ben sınıf sırasının haliyle en arkasındaydım.
Oldum olası etrafı ve insanları izleyip küçük dipnotlar yazarım aklıma. Bu çok güzel bi özellik.
Sırada birbiryle itişen birkaç çocuk, kendi aralarında gruplaşan kızlar ve dedikoduları, ara ara dönüp bana bakan ve sonra gülüşen çocuklar vardı. Müdür, hiç dinlemediğim (muhtemelen hiçbir zaman dinlemeyeceğim) bir konuşma yaptı ve ardından çocuklar, İstanbul surlarına saldıran Osmanlı Ordusu gibi içeri hücum etmeye başladı. Kimse tutamadı onları. Bende bizim sınıftan olduğunu düşündüğüm birinin peşine takıldım ve koşmaya başladım. Her çıktığım merdiveni sayıyordum. Binanın en üst katındaki en küçük sınıfa geldik. İçeri girdim. Sıraları doldurmuştu herkes. Tek başına oturanlar vardı ama o zamanlar beni istemeyeceklerini düşündüğümden kimsenin yanına oturmamıştım. Birkaç dakikalık bekleyişin ardından en arkadaki çocuk başka sıraya geçti ve bende, 100 metre koşu yarışında "start" sesini duymuş bi atlet gibi direk o sıraya kondum.
En arkaya oturmak güzeldi. Herkesi izleyebiliyordum. Her sınıfta klasik öğrenci tipleri vardır. Bende herkese tek tek kafamdan bir rol belirliyordum. En ön sırada oturan iki erkek vardı ve nerdeyse tüm erkekler onların yanındaydı. Muhtemelen sınıfın popüler ve sözü dinlenenleri onlardı. Biri esmer uzun boyluydu. (bana benzediğini söyleyebiliriz) Diğeri ise, sarışın, mavi gözlü ve diğerine nazaran daha kısaydı. Çevresindeki çocuklar sadece onların anlattıklarını dinleyip gülüyorlardı. Bir tanesi, durmadan onların konusmalarını bölüyor ve onlara şaka yapıyordu. Sanırım o da sınıfın şaklabanı.
Erkeklerde pek bi olay yoktu. Kızlar kendi aralarına birkaç gruba ayrılmıştı. Ama hiçbiri küs değildi. (bu kızları asla anlayamayacağım) Birbirlerine yaz tatilinde neler yaptığını falan anlatıyolar ve dedikodu yapıyorlardı. Henüz sınıfta bana dikkat kesilen biri olmadı. Sanki yıllardır aralarındaymış gibi davranıyorlardı. Hal ve hareketlerinden basit insanlar olduğu belliydi. Yaramazlıkları olmayan, öğretmenlerini dinleyen ve uslu çocuklar. Tamam daha ilkokula giden bir çocuktan çok fazla bir şey beklenemez ama, geldiğim yerde çok yaramazlık yaptığımdan burası çok sakin geliyordu.
Sonunda öğretmen sınıfa girdi. Galiba kapıda annemle konuşuyordu. Herkes ayağa kalktı. Bende kalktım ama sırtımdaki çantayı hala çıkarmadığımı fark ettim. Işık hızında çıkarıp sıranın üstüne koydum çantamı. (sanki çok ayıp bir şeymiş de, kimsenin görmemesi gerekiyormuş gibi davrandım o an) "Günaydın çocuklar" dedi öğretmen. Bir koro edasıyla bir şarkının nakarat kısmını söyler gibi biz de günaydın dedik. Öğretmen kısa bir konuşma yapmaya başladı. (konuşma dinlemeyi hiç sevmem) O sırada ben yine etrafa daldım ve birkaç çocuğub gerçekten zeka seviyesinin düşük olduğuna kanaat getirdim. İlkokul olabilirdik ama o iki çocuk gibi özürlü taklidi yapmıyordum sonuçta. Ya da gerçekten özürlüler miydi? (saçmalama oğlum, onlar seninle aynı ligin takımları değil sadece)
Sonra bir anda tahtaya çağırıldığımı farkettim. Kalbim küt küt atmaya başladı. Heyecandan değil. ("yine ne yaptın lan sen" dedim kendi kendime) Sonra fark ettimki, öğretmen beni diğer öğrencilerle tanıştırmak istiyordu. Eski okulumdan alışkanlık olarak kalmış bende. Bir öğretmen veya yönetimden biri beni çağırınca bir suç işlediğimi düşünüyorum. Yanına gittim. Yüzünde kocaman bi gülümse olan, gözleri halka halka, saçları kelleşmeye başlayan (galiba ileride bende kel olacağım) orta boylu, kahve gözlü bir adam. Çok sevecen ve tatlı gözüküyordu. Adamın gözlerine baktım.
Bir insanda en çok dikkat ettiğim yer gözleridir. Çünkü gözler, bizim göremediğimiz her şeyi tüm çıplaklığıyla gösterir.
Gözlerinde inançlı, azimli ve gerçekten zeki bir adam yatıyordu. 40'lı yaşların verdiği bir yorgunluğu vardı ama olsun. Gülümsemesi beni rahatlatmıştı. Sanki kırk yıllık dostummuş gibi konuşuyordu benimle ve rahatlamıştım. Sonra bana adımı sordu ve tüm sınıfa kendimi tanıtmamı istemişti. Tabi ya, benim adım...
submitted by itinbiri to u/itinbiri [link] [comments]


2019.11.01 18:25 De4x Kayıp mektuplar ve KUZGUN ANA

(Bir mektup zarfı ve içinde birden fazla kağıt parçası var)
I
Öğretmenim, ablam beni arkadaşlar'a götüreceğini söyledi. Bu mektubu yolda giderken yazıyorum. Ablam bana kızdı ama yine de izin verdi. Dediğine göre zaten kimse bulamazmış. Yanına gideceğim arkadaşlar benim yaşlarımdaki çocuklarmış ve ablam onları da benim kadar çok severmiş. Yeni arkadaşlarım olacak bunun için çok mutluyum ama annem ve babamı çok özledim. Ablama onları sorduğumda gelmeyeceklerini söyledi. Lütfen onları bana getir olur mu öğretmenim. Seni çok sevi..... (Devamı yırtılmış ve kurumuş çamur ile kaplı)
II
(Mektup açıldığında altı tane kağıt kuş figürü düşer) Kuzgun Ana beni yanına çağırıyor. Öğretmenim bunun için özür dilerim sizden. Sizi çok seviyorum. Anamın yaptığı tandır ekmeklerini size getiremeyeceğim için üzülüyorum. Fakat Kuzgun Ana beni yanına istiyor. Dediğine göre Göğün Adamlarını alt edebilmek için bizim gibi çocukların sevgilerine ihtiyacı varmış. Ve bana her şeyi anlatacağını söyledi. Kuzgun Ana beni çok sevdiğini ve benim ormana gelmemin benim için daha iyi olduğunu da söyledi. Öğretmenim sizi çok seviyorum.
III
(Sağ alt köşesinde Kuzgunlu yazan kanlı ve yıllanmış bir mendilin üstünde şunlar yazar)
Ağabeyim. Benim güzel ağabeyim Kuzgun Ana yine beni çağırıyor. Bu sefer ki yolculuğumuz zamanın ötesine olacakmış bize kendi evinin ve kendisinin kimler tarafından yakıldığını gösterecekmiş. Bu kişiler Göğün Adamlarına itaat ediyormuş. Hatırlıyor musun seninle gördüğümüz uzun boylu karanlık şeyleri? Kuzgun Ana onların Göğün Adamları olduğunu söyledi. Onlar kötü canlılarmış ve insanları aptal yaparlarmış. Ve parlak şeylerle beslenirlermiş Lütfen onlardan uzak kal ve kendine dikkat et. Bir daha ne zaman dönerim bilmiyorum. Seni çok seviyorum.-Sevgilerle, biricik kardeşin
IV
(Kısmen ıslanmış ve silinmiş bir saman kağıdı)
Ben gördüm. Çocukların bahsettiği Kuzgun Anayı gördüm. Hiç bir çocuk onaylamadı ama eminim. Yeminler olsun ki eminim. O Kuzgun Anaydı. Uzun bacaklı, uzun kollu, iki tane olan uzun mu uzun at kuyruğu saçları. Bir kaç çocuk ile konuşurken gördüm onu. Çocukların hiç birini tanımıyordum fakat eminim. O Kuzgun Ana idi. Birden durdu ve kör edici gözleri ile bana baktı. Sonra birden etrafındaki tüm çocuklarla birden kayboldu. Bu olayın üstünden bir hafta geçti. Çocuklar artık bana kötü davranıyorlar. Evime kuzgunların kor ateş bırakacağını söylüyorlar. Onu görmemem gerektiğini söylediler. Bu mektub........ kim bulursa.....unu...... kimse ............. dileğiyle elveda .......
V
(İçinde kuzgun tüyü bulunduran katlı bir kağıt)
submitted by De4x to KuzgunFM [link] [comments]


2019.10.31 22:38 De4x Kayıp Mektuplar Ve KUZGUN ANA

(Bir mektup zarfı ve içinde birden fazla kağıt parçası var)
I
Öğretmenim, ablam beni arkadaşlar'a götüreceğini söyledi. Bu mektubu yolda giderken yazıyorum. Ablam bana kızdı ama yine de izin verdi. Dediğine göre zaten kimse bulamazmış. Yanına gideceğim arkadaşlar benim yaşlarımdaki çocuklarmış ve ablam onları da benim kadar çok severmiş. Yeni arkadaşlarım olacak bunun için çok mutluyum ama annem ve babamı çok özledim. Ablama onları sorduğumda gelmeyeceklerini söyledi. Lütfen onları bana getir olur mu öğretmenim. Seni çok sevi..... (Devamı yırtılmış ve kurumuş çamur ile kaplı)
II
(Mektup açıldığında altı tane kağıt kuş figürü düşer) Kuzgun Ana beni yanına çağırıyor. Öğretmenim bunun için özür dilerim sizden. Sizi çok seviyorum. Anamın yaptığı tandır ekmeklerini size getiremeyeceğim için üzülüyorum. Fakat Kuzgun Ana beni yanına istiyor. Dediğine göre Göğün Adamlarını alt edebilmek için bizim gibi çocukların sevgilerine ihtiyacı varmış. Ve bana her şeyi anlatacağını söyledi. Kuzgun Ana beni çok sevdiğini ve benim ormana gelmemin benim için daha iyi olduğunu da söyledi. Öğretmenim sizi çok seviyorum.

III
(Sağ alt köşesinde Kuzgunlu yazan kanlı ve yıllanmış bir mendilin üstünde şunlar yazar)
Ağabeyim. Benim güzel ağabeyim Kuzgun Ana yine beni çağırıyor. Bu sefer ki yolculuğumuz zamanın ötesine olacakmış bize kendi evinin ve kendisinin kimler tarafından yakıldığını gösterecekmiş. Bu kişiler Göğün Adamlarına itaat ediyormuş. Hatırlıyor musun seninle gördüğümüz uzun boylu karanlık şeyleri? Kuzgun Ana onların Göğün Adamları olduğunu söyledi. Onlar kötü canlılarmış ve insanları aptal yaparlarmış. Ve parlak şeylerle beslenirlermiş Lütfen onlardan uzak kal ve kendine dikkat et. Bir daha ne zaman dönerim bilmiyorum. Seni çok seviyorum.-Sevgilerle, biricik kardeşin

IV
(Kısmen ıslanmış ve silinmiş bir saman kağıdı)
Ben gördüm. Çocukların bahsettiği Kuzgun Anayı gördüm. Hiç bir çocuk onaylamadı ama eminim. Yeminler olsun ki eminim. O Kuzgun Anaydı. Uzun bacaklı, uzun kollu, iki tane olan uzun mu uzun at kuyruğu saçları. Bir kaç çocuk ile konuşurken gördüm onu. Çocukların hiç birini tanımıyordum fakat eminim. O Kuzgun Ana idi. Birden durdu ve kör edici gözleri ile bana baktı. Sonra birden etrafındaki tüm çocuklarla birden kayboldu. Bu olayın üstünden bir hafta geçti. Çocuklar artık bana kötü davranıyorlar. Evime kuzgunların kor ateş bırakacağını söylüyorlar. Onu görmemem gerektiğini söylediler. Bu mektub........ kim bulursa.....unu...... kimse ............. dileğiyle elveda .......

V
(İçinde kuzgun tüyü bulunduran katlı bir kağıt)
submitted by De4x to wiredpeople [link] [comments]